Alçakça saldırı sonrasında hem kendini tüm dünyaya maymun eden, hem de ‘Dünyanın en son teknolojiyle donatılan askerleri’ masalının sonunu getiren İsrail, bir yandan 50 yıldan beri yapmaya alışageldiği, ‘Bizim saldırdığımız herkes teröristtir’ tezine sımsıkı sarılıp, büyük bir operasyondan başarıyla cıkmış gibi kendini avuturken, diğer yandan konuştukça batmaya devam ediyor.
“İki askerimizin eli uf oldu, üç askerimizin bileği burkuldu, beş askerimiz de moralmen fena durumda’ gibi evlere şenlik açıklamaların ardından, iki günlük hummalı araştırma sonucunda gemilerde bulunan ‘tahrip gücü yüksek’ (!) silahları da nihayet teşhir ettiler. Öyle bir komedi ki, insanın ağzıyla gülesi gelmiyor…
Yeşil ve üzerinde Arapça (Muhtemelen kelime-i Tevhid) yazının bulunduğu bir flamanın üzerine dizdiği ve hemen yanında yerini alan bir ‘poşu’ ile manzarayı desteklediği teşhir standında, mutfak bıçaklarının sağına soluna yerleştirdikleri malzemeler İsrail’in içine düştüğü acıklı durumun tarihi belgesi olarak raflardaki yerini aldı.
Neler yok ki sevgili okur?!!
İngiliz anahtarı mı istersin, lokma takımı mı, ‘13-14 Yıldız’ tabir edilen tamir takımları mı, 20 santimlik çekiç sapları mı, gemide 10 santim uzunluğun de buldularsa silah diye sergilediler… Geminin atölyesinde yapılan mühim ve hummalı araştırmalar sonucunda elde edilen, bil umum iş ve tamir alet edevatı ‘İzrayil’ devleti için terör silahına dönüşüverdi.
Terör devleti kendi büyük bir zekasızlık örneği göstererek teşhir ettiği bu malzemeler ile operasyonu yapan ve ülkelerinin en özel ve iyi eğitimli ‘Shayetet 6’ birliğinin çapını da göstermiş oldu. Anlamış olduk ki, bu çapulcu takımının gücü silahsız insanlar, masum bebeler ve kadınlara yetiyor.
