21 Temmuz 2012 Cumartesi

İmamın Listesi


1993 yapımı Schindler'in Listesi isimli filmde Almanya'ya iş kurmak amacıyla gelen Genç bir Polonyalı'nın, evraklarda sahtecilik yaparak bir çok Yahudi'yi toplama kampından kurtarışını anlatılır. Ünlü Yönetmen Spielberg, 7 Oscarlı filminde Amerikan ve Avrupa sinemasının o güne kadar sayısız kere ele aldığı 'soykırım' meselesine farklı, gerçekçi ve estetik bakışıyla övgüleri haketmişti.

Yahudi Soykırım'ı... Biliyorsunuz, batı dünyası için bir tür 'bitmeyen sakız' hükmündedir. 20 Yüzyıl'ın tam ortasında yaşanılan vahşet o kadar çok dillendirilir ki, her an taze tutulur, her an hatırlanır. Henüz geçtiğimiz hafta İsrail'de ne vardı biliyor musunuz? Nazi soykırımından kurtulan Yahudi kadınlar arasında yapılan bir güzellik yarışması. Mesele bu kadar yağa düşürüldü yani.

2002, Costa Gavras imzalı Amen'de ise meseleye bambaşka bir perspektiften yaklaşılıyordu. Ve kabul etmek lazım ki, Yahudi sinemacılar, evet, bir çok kez aynı şeyleri tekrar ile seyirciyi bıktırsalar da, bir kaç yılda bir de olsa mutlaka orijinal bir yaklaşım sergileyebiliyorlar. Amen de böyle bir filmdi. Gavras, yaşanan Yahudi soykırımında Hıristiyanların, özellikle Papa'nın duruşunu ele alıyordu.



Gerçi, Hıristiyanların, 'Bir şey yapamadık ama cehennemde Tanrı adına şahitlik edeceğiz, Nazileri cehenneme biz attıracağız' şeklindeki savunması Yahudileri ne kadar tatmin eder bilinmez lakin bir başka Avrupa mahreçli (Esasen Fas asıllı) sinemacı İsmail Ferruhi ikinci filmi olan Les Hommes Libres - Özgür Adamlar'da bu kez Müslümanları topa sokuyor. Üstelik sıkı bir senaryo, iyi bir yönetim, usta işi oyunculuklar ve muazzam bir müzik ile...

Hatırlayalım; Ferruhi ilk filmi 'Büyük Yolculuk'da kuşak çatışması ve yozlaşmanın ana damarlarına girmeyi denemiş ve inancın kültürel dokularımıza nüfuz edişinin fark edilmeyen hikayesini bize aktarmıştı.

Özgür Adamlar ise sinematografik olarak çok yakınında dursa da, bambaşka bir hikaye ve manzara var. Şöyle: 2. Dünya Savaşı'ndan hemen önce Cezayir'den Fransa'ya gelen Yunus (Ki bu rolde Prophet'ten akıllara kazınan Tahir Rahim var) iaşesini yasadışı ticaret ile karşılamaktadır. Niyeti, artık uzmanı olduğu karaborsacılıkla biriktirdiği paraları alıp memleketine dönmektir. Ancak İkinci Dünya Savaşı patlak verir ve tüm Avrupa'da olduğu gibi Fransa'da da Yahudi avı başlar. Fransa'daki Müslüman (azınlık) cemaat zaten kendi sıkıntılarını yaşarken üzerine bir de Yahudi meselesi eklenir. Zira Müslümanların dini önderleri, Papa gibi, ' Ne yapalım elden bir şey gelmiyor, ahirette lehinize şahitlik ederiz, idare edin' diyemez. İnançları buna izin vermez. Nitekim, Yunus'un iş için gittiği evde başına kalan iki Yahudi çocuk da Müslüman cemaatin korumasına girer. Ortaya çıkar ki, aslında cami imamı bu işi iyiden iyiye yapmakta, Yahudileri Müslüman diye koruma altına almaktadır. (Bunu Yahudiler Müslümanlara yapsa şimdiye bir milyon kez başımıza kakmışlardı eminim)



Öte yandan Yunus gizliden gizliye ve platonik olarak cami meşrutasında çalışan Leyla'ya kesiktir. Ancak Leyla'nın derdi başkadır. Erkek kardeşi Nazilerin elindedir ve en kısa sürede kaçıp, büyük bir özgürlük savaşı başlatacaklardır. Yunus, daha önce kuzeni Ali'nin böylesi bir muhabbetini duymuşsa da önemsememiştir ama Leyla'nın bundan bahsetmesi ve hassaten Cezayir Bağımsızlık Savaşı'nın sembol ismi Ahmed Messali Hac'dan bahsedip onun kitabını vermesi işleri değiştirir. Yunus, günü kurtarmaya çalışan sıradan bir kişilikten, gittikçe kahramana dönüşen bir özgürlük savaşçısı olmaya dönüşür. Özellikle Messali'nin özgürlük söylemi Yunus'u derinden etkiler.

Özgür Adamlar, öyle iddialı laflar etmeyen, ancak ele aldığı zaman dilimi ve lokasyonu muazzam gerçekçi anlatan bir film olmuş. Hele de müzikleri. Ustalar ustası Armand Amar, gerek şarkılarıyla gerekse tema müziğiyle mest ediyor. Les Hommes Libres, 'Bu savaş bizim savaşımız değil'den, 'özgürlük herkesin meselesidir' ve 'Çocuklar herkesindir' noktasına gelen bir düşüncenin mütevazi öyküsü. Her ne kadar yer yer oryantalist tuzaklara düşse de Faslı yönetmen işçilik değeri yüksek, seyri hoş bir film çıkarmış ortaya. İçeriğini ise, değişik zamanlarda daha detaylı olarak tartışmak mümkün. Zira, meselenin bizimle ve günümüzle de ilgisi büyük.



Holokost meselesinin fazla suiistimal edilmediği, insanı çizgiden fazla sapmadan ve Nazileri çok karikatürleştirmeden aktarabildiği için de başarılı bir film Özgür Adamlar. Biraz sakin ve dingin. Bu tür filmlerden sıkılmayacaksanız kaçırmayın...