6 Haziran 2014 Cuma

Kan bağının bedeli!


Amerika’ya ait yerli temalar anlatmayı seven aktör/yönetmen Scott Cooper, ilk filmi ‘Çılgın Kalp-Crazy Heart’ ile takdir gören bir yapıma imza atmıştı. Oscar alan Çılgın Kalp, her ne kadar evrensel değerler etrafında dönse de Country müziğine aşina olmayanların ilgisini pek çekmeyecek bir filmdi.
                                                                                                             
Cooper, bu ilk filmiyle sineması hakkında epeyce ipuçları da vermişti. Sürprizsiz ve yalın öyküsüyle akılda kalan filmin en önemli yönü ise mutsuz finaliydi şüphesiz.

Scott Cooper ikinci filmi ‘Kardeşim İçin – Out Of Furnace’ ile yönetmenlik güzergâhındaki kendi yolculuğuna devam ediyor.  Hikâyesi ve anlatımıyla ilk filmin izinden giden Cooper, anlattığı öyküye hâkim olan kasvet ve mutsuzluğu bir ‘tık’ yukarı çekiyor. Çılgın Kalp, usta aktör Jeff Bridges’e sanatını icra ettirmek için çekilmiş bir film gibi dururken, Kardeşim İçin’de Christian Bale sahne alıyor. Şunu bilmek gerekiyor ki; bir filmin isminde ‘için’ varsa (anam, babam, kardeşim vs) bir tür fedakârlık içeren ve daha önce mutlaka anlatılmış hikâyesi vardır.

En kaba tasnifle ‘Bir intikam filmi’ denebilecek olan Kardeşim İçin (Dağıtım şirketinin isim tercihinden de bu anlaşılıyor) aslında defalarca izlediğimiz bir hikâye anlatıyor: Russel ve Rodney yıllar önce annelerini kaybetmiş, yatalak babaları ölümle pençeleşen iki kardeştir. Büyük olan Russel vaktiyle yaptığı hataların bedelini ödemiş, suçun ve pisliğin her türüne bulaştıktan sonra kendine yeni bir sayfa açmak istemektedir. Annesizlik zor olduğundan küçük kardeş Rodney otoritesiz bir evde yetişmenin neticesinde başını sürekli belaya sokan sorunlu biridir. Russell bir yandan kendi hayatını yoluna koymaya uğraşırken diğer yandan kardeşinin başına açtığı sıkıntılarla boğuşur. Ancak onun aniden ortadan kaybolması ailenin kaderini etkileyecektir.


Kardeşim İçin, gündelik Amerikan yaşamına aşina olmayanlar için intibakı zor bir film. Küçük kasabaların halet-i ruhiyelerini ve atmosferini başarıyla kuran film, gücünü sıra dışı kriminal karakterlerden alıyor. Epey marazi tipin aynı hikâyede bir arada bulunması belki hikâye sıkıntılı olmasa önemsenmeyebilir ama buna bir de, kasvetli atmosfere karamsar öykü eklenince yer yer çivi gibi insanın zihnine takılıp inmeyen bir trajik çalışma çıkıyor.

Bugüne kadar pek çok farklı türde ve öyküde benzer durumla karşılaştık aslında: Kardeşi yüzünden başı belaya giren talihsiz ağabey! Kimi zaman bu ağabey ununu elemiş eleğini asıp hayat kurmaya çalışan, kimi zaman kardeşinin kirli dünyasından habersiz, kimi zaman ise zalimlerin hak ettiğinden de fazla potansiyeli taşıyan ağabey prototipleri görmüştük. Kimi bedel ödedi, kimi ödetti… Kardeşim İçin, bu bilinen durumu aktarırken tecrübe edilenin dışına çıkarak kendini riske atmak istemiyor. Yönetmen Cooper (ki aynı zamanda senaristlerden biri de) bunun yerine elindeki en güçlü kart olan oyuncu kartını kullanıyor ve seyirciyi buradan yakalamaya çalışıyor. Eh elinizde Christian Bale, Affleckgillerden Casey, Woody Harelson gibi ustalar var ise, bu hiç de zor olmuyor elbette!


Cooper oyunculuktan gelen bir yönetmen. Bu deneyim onun sinemasının en güçlü yönünü oluşturuyor şüphesiz. Zaten iyi olan oyunculardan istediğini almakta kullanıyor kendi deneyimini ve bunu başarıyor da.

Hakkını teslim etmek lazım, hikâye kurgulanırken epey yan öykü düşünülmüş ve kimi ustaca eklenmiş ana meseleye. Ancak bunların tamamının karamsar olması, filme aydınlık alan bırakmadığı gibi, en küçük olayın daha olumsuz neticelenmesi minik ışık huzmelerini de boğuyor.

Kardeşim İçin’e büsbütün haksızlık etmemek adına, filmin alttan akan metnindeki şu noktaya vurgu yapmak adilce olacaktır: Scott Cooper, kötülük ve suçun sadece büyük şehir işi olmadığını, içinde insan olan her hikâyenin yeterinden fazla maraz ve kötülük içerebileceğini anlatmaya muvaffak oluyor. Murphy’nin kanunları gereğince bir şey ters gidecekse her şey hep ters gidiyor ve ortaya çıkan iç karartıcı son tablo bir toplumun minimal dokusu hakkında kanaat pekiştiriyor.


Başta atmosfer, karakter tasarımı, müzik ve oyunculuğun başarılı olduğu Kardeşim İçin, hissiyat olarak yeni bir şey anlatmıyor ne yazık ki. Ancak, resmettiği kasvetli dünyayı başarıyla izleyiciye geçiriyor. Mutlu biten hikâyelerden hazzediyorsanız, Kardeşim İçin’e biraz mesafeli durmanızda yarar var.

Bu filmi beğendiyseniz, buna bayılırsınız sanırım.