Amerika’ya ait yerli temalar anlatmayı seven aktör/yönetmen
Scott Cooper, ilk filmi ‘Çılgın Kalp-Crazy Heart’ ile takdir gören bir yapıma
imza atmıştı. Oscar alan Çılgın Kalp, her ne kadar evrensel değerler etrafında
dönse de Country müziğine aşina olmayanların ilgisini pek çekmeyecek bir
filmdi.
Cooper, bu ilk filmiyle sineması hakkında epeyce ipuçları da
vermişti. Sürprizsiz ve yalın öyküsüyle akılda kalan filmin en önemli yönü ise
mutsuz finaliydi şüphesiz.
Scott Cooper ikinci filmi ‘Kardeşim İçin – Out Of Furnace’
ile yönetmenlik güzergâhındaki kendi yolculuğuna devam ediyor. Hikâyesi ve anlatımıyla ilk filmin izinden
giden Cooper, anlattığı öyküye hâkim olan kasvet ve mutsuzluğu bir ‘tık’ yukarı
çekiyor. Çılgın Kalp, usta aktör Jeff Bridges’e sanatını icra ettirmek için
çekilmiş bir film gibi dururken, Kardeşim İçin’de Christian Bale sahne alıyor.
Şunu bilmek gerekiyor ki; bir filmin isminde ‘için’ varsa (anam, babam,
kardeşim vs) bir tür fedakârlık içeren ve daha önce mutlaka anlatılmış hikâyesi
vardır.
En kaba tasnifle ‘Bir intikam filmi’ denebilecek olan
Kardeşim İçin (Dağıtım şirketinin isim tercihinden de bu anlaşılıyor) aslında
defalarca izlediğimiz bir hikâye anlatıyor: Russel ve Rodney yıllar önce
annelerini kaybetmiş, yatalak babaları ölümle pençeleşen iki kardeştir. Büyük
olan Russel vaktiyle yaptığı hataların bedelini ödemiş, suçun ve pisliğin her
türüne bulaştıktan sonra kendine yeni bir sayfa açmak istemektedir. Annesizlik
zor olduğundan küçük kardeş Rodney otoritesiz bir evde yetişmenin neticesinde
başını sürekli belaya sokan sorunlu biridir. Russell bir yandan kendi hayatını
yoluna koymaya uğraşırken diğer yandan kardeşinin başına açtığı sıkıntılarla
boğuşur. Ancak onun aniden ortadan kaybolması ailenin kaderini etkileyecektir.
Kardeşim İçin, gündelik Amerikan yaşamına aşina olmayanlar
için intibakı zor bir film. Küçük kasabaların halet-i ruhiyelerini ve
atmosferini başarıyla kuran film, gücünü sıra dışı kriminal karakterlerden
alıyor. Epey marazi tipin aynı hikâyede bir arada bulunması belki hikâye
sıkıntılı olmasa önemsenmeyebilir ama buna bir de, kasvetli atmosfere karamsar
öykü eklenince yer yer çivi gibi insanın zihnine takılıp inmeyen bir trajik
çalışma çıkıyor.
Bugüne kadar pek çok farklı türde ve öyküde benzer durumla
karşılaştık aslında: Kardeşi yüzünden başı belaya giren talihsiz ağabey! Kimi
zaman bu ağabey ununu elemiş eleğini asıp hayat kurmaya çalışan, kimi zaman
kardeşinin kirli dünyasından habersiz, kimi zaman ise zalimlerin hak ettiğinden
de fazla potansiyeli taşıyan ağabey prototipleri görmüştük. Kimi bedel ödedi,
kimi ödetti… Kardeşim İçin, bu bilinen durumu aktarırken tecrübe edilenin
dışına çıkarak kendini riske atmak istemiyor. Yönetmen Cooper (ki aynı zamanda
senaristlerden biri de) bunun yerine elindeki en güçlü kart olan oyuncu kartını
kullanıyor ve seyirciyi buradan yakalamaya çalışıyor. Eh elinizde Christian
Bale, Affleckgillerden Casey, Woody Harelson gibi ustalar var ise, bu hiç de
zor olmuyor elbette!
Cooper oyunculuktan gelen bir yönetmen. Bu deneyim onun
sinemasının en güçlü yönünü oluşturuyor şüphesiz. Zaten iyi olan oyunculardan
istediğini almakta kullanıyor kendi deneyimini ve bunu başarıyor da.
Hakkını teslim etmek lazım, hikâye kurgulanırken epey yan
öykü düşünülmüş ve kimi ustaca eklenmiş ana meseleye. Ancak bunların tamamının
karamsar olması, filme aydınlık alan bırakmadığı gibi, en küçük olayın daha
olumsuz neticelenmesi minik ışık huzmelerini de boğuyor.
Kardeşim İçin’e büsbütün haksızlık etmemek adına, filmin
alttan akan metnindeki şu noktaya vurgu yapmak adilce olacaktır: Scott Cooper,
kötülük ve suçun sadece büyük şehir işi olmadığını, içinde insan olan her
hikâyenin yeterinden fazla maraz ve kötülük içerebileceğini anlatmaya muvaffak
oluyor. Murphy’nin kanunları gereğince bir şey ters gidecekse her şey hep ters
gidiyor ve ortaya çıkan iç karartıcı son tablo bir toplumun minimal dokusu
hakkında kanaat pekiştiriyor.
Başta atmosfer, karakter tasarımı, müzik ve oyunculuğun
başarılı olduğu Kardeşim İçin, hissiyat olarak yeni bir şey anlatmıyor ne yazık
ki. Ancak, resmettiği kasvetli dünyayı başarıyla izleyiciye geçiriyor. Mutlu
biten hikâyelerden hazzediyorsanız, Kardeşim İçin’e biraz mesafeli durmanızda
yarar var.
Bu filmi beğendiyseniz, buna bayılırsınız sanırım.
Bu filmi beğendiyseniz, buna bayılırsınız sanırım.


