Malum bu sene "Yabancı Dilde En İyi Film" dalında
aday adayı 71 ülkenin filmleri vardı. Akadamedi, bu sayıyı 9'a indirdi. 10
Ocakta ise 5'e inecek sayı. İstanbul Modern sinema adına harika bir iş yapıyor
ve aday adayı filmlerden 9 tanesini izleyici ile buluşturuyor. Programdaki
filmler, Oscar adayı olmalarına rağmen aslında Hollywood kulvarının dışında,
dünya festivallerinde hit olmuş, farklı diller ve kültürlerden filmlerin bir
araya geldiği bir kategoriyi temsil ediyor. Gösterimler 10 Ocak Perşembe günü
başlıyor.
Gösterilecek filmlere şöyle bir göz atalım:
Yukarıdaki Çocuk (L’enfant D’en
Haut)
İsviçre, 2012, 97’
Yönetmen: Ursula Meier
Oyuncular: Léa Seydoux, Kacey Mottet Klein, Martin Compston
Dil: Fransızca, İngilizce
Gösterim: 17 Ocak Perşembe 17:30, 20 Ocak Pazar 17:00
İsviçre’de lüks bir kayak merkezinde geçen bu dram işsiz
ablasıyla beraber Alp Dağları’nın eteklerindeki sanayi kasabasında yaşayan on
iki yaşındaki Simon’ı izliyor. Simon, her gün teleferikle yukarıya çıkarak,
kayak tatiline gelmiş zengin turistlerden çaldığı ekipmanları aşağıda satarak
kendisine ve ablasına bakmaktadır. Simon’ın işleri tanıştığı düzenbaz bir adam
yüzünden değişir. Yukarıdaki Çocuk epik bir kar fonunda iyi kurgulanmış öyküsü
ve güçlü oyunculuklarıyla önemli bir aday.
Yasak Aşk (En Kongelig Affære)
Danimarka, 2012, 137’
Yönetmen: Nikolaj Arcel
Oyuncular: Mads Mikkelsen, Alicia Vikander, Mikkel Boe
Folsgaard
Dil: Danca, İngilizce, Almanca
Gösterim: 10 Ocak Perşembe 19:00, 13 Ocak Pazar 13:00, 19
Ocak Cumartesi 17:00
2012 yılında Berlin Film Festivali’nde ’En İyi Senaryo’
ve ’En İyi Erkek Oyuncu’ dallarında
Gümüş Ayı kazanan Yasak Aşk, romantik bir masal üzerinden idealizmin trajik
çöküşünü destansı bir dilde anlatıyor. Film, Alman amatör filozof ve hekim
Johann Friedrich Struensee’nin, Danimarka Krallığı arkasındaki büyük güce
dönüşmesini gözler önüne seriyor. VII. Christian’ın özel hekimi olarak
atandıktan sonra Johann, akıl sağlığını neredeyse tamamen kaybetmiş olan kral
ile kurduğu yakın arkadaşlığı toplumsal değişime yol açmak ve her şeyden de
önemlisi monarşiyi yok etmek için kullanır. Kısa bir süre sonra kanunların
altına imza atacak yetkiye de kavuşan Johann’ın artık krala da ihtiyacı kalmaz.
Elbette halk başkaldırır.
Barbara
Almanya, 2012, 105’
Yönetmen: Christian Petzold
Oyuncular: Nina Hoss, Ronald Zehrfeld, Rainer Bock
Dil: Almanca
Gösterim: 12 Ocak Cumartesi 13:00, 20 Ocak Pazar 13:00
Bu yılki Berlin Film Festivali’nden ’En İyi Yönetmen’
ödülüyle dönen Barbara, 80’li yıllarda Doğu Almanya’da geçiyor. Rejimle
yaşadığı sorunlar nedeniyle önce tutuklanan, daha sonraysa taşraya sürgüne
gönderilen doktor Barbara, her hareketi gözetlense de Batı’ya kaçmakta
kararlıdır. Fakat bu küçük kasabada tanıştığı meslektaşı André, değer
yargılarını tekrar gözden geçirmesine aracı olur. Ülkemizdeki ilk gösterimi bu
yılki İstanbul Film Festivali’nde gerçekleşen Barbara, yakın dönem Alman
sinemasının en önemli yönetmenlerinden Christian Petzold’un imzasını taşıyan
soğukkanlı ve olgun bir drama.
Can Dostum (Les Intouchables)
Fransa, 2012, 112’
Yönetmen: Olivier
Nakache, Eric Toledano
Oyuncular: François
Cluzet, Omar Sy, Anne Le Ny, Audrey Fleurot, Clotilde Mollet
Dil:Fransızca
Gösterim: 10 Ocak Perşembe 15:00, 13 Ocak Pazar 17:15, 19
Ocak Cumartesi 15:00
Bu yılki Cesar ödüllerinde ’En İyi Film’ ve ’En İyi Erkek
Oyuncu’ (François Cluzet) dahil toplam 9 adaylık kazanan Can Dostum, Fransa’da
gişe rekoru kırarak "tüm zamanların en fazla izlenen Fransız filmi"
unvanını kazandı. Gerçek olaylardan uyarlanan filmde, geçirdiği kazadan sonra
felç olan zengin aristokrat Philippe, cezaevinden çıkmış banliyö delikanlısı
Driss’i bakıcı olarak işe alır. Herkes Driss’in bu iş için uygun olmayacağını
düşünürken, Philippe ona inanır ve bir şans verir. Normal koşullarda yan yana
gelmesi neredeyse imkansız bu iki zıt dünya görüşünün çarpışmasının ve zamanla
çılgın bir dostluğa dönüşmesinin hikayesini izleyen, ucundan sosyal meselelere
değinen, sınıf eleştirisi yapan komik, duygusal ve insancıl bir film.
Pamuk Prenses (Blancanieves)
İspanya, 2012, 112’
Yönetmen: Pablo
Berger
Oyuncular: Maribel Verdú, Ángela Molina, Daniel Giménez
Cacho, Inma Cuesta
Dil: Sessiz
Gösterim: 13 Ocak Pazar 15:30, 17 Ocak Perşembe 19:00
Görselliği de dramı da güçlü olan bu Oscar aday adayı, son
günlerde televizyon ve sinemada çok kez uyarlanan Pamuk Prenses hikayesine yeni
bir yorum getiriyor. Pablo Berger imzalı bu siyah-beyaz, sessiz film, Grimm
Kardeşler’in masalını 1920′ler İspanyası ve boğa güreşiyle buluşturarak yeni ve
iddialı bir uyarlama sunuyor. San Sebastián Uluslararası Film Festivali’nde ’En
İyi Kadın Oyuncu’ ve ’Jüri Özel Ödülü’ kazanan film bir arenada başlıyor.
Danteller içindeki kötü kraliçe, asil bir matador, zehirli elmalar, kızgın
boğalar ve Flamenko eşliğinde cesur bir Pamuk Prenses… Büyüdüğünde babası gibi
boğa güreşçisi olmak isteyen Carmencita’nın masalı, aynı zamanda çekilen The
Artist gibi ilhamını sessiz sinemadan alıyor.
Sezar Ölmeli (Cesare Deve Morire)
İtalya, 2012, 76’
Yönetmen: Paolo Taviani, Vittorio Taviani
Oyuncular: Cosimo Rega, Giovanni Arcuri, Antonio Frasca,
Juan Dario Bonetti,
Dil: İtalyanca
Gösterim: 10 Ocak Perşembe 13:00, 12 Ocak Cumartesi 15:00
Berlin’de Altın Ayı kazanan filmin tüm oyuncuları Yüksek
Güvenlikli Rebibbia Hapishanesi’nin mahkûmlarından oluşuyor. Endişe, umut ve
sanattan geçen bir yolu izleyen bu filmin kahramanları, hapishanede
Shakespeare’in ’Julius Caesar’ oyununu sahneye koymaya karar verirler. İtalyan
sinemasının usta yönetmenleri, Taviani Kardeşler oyunu gerçekleştirmek için bir
araya gelen mahkumların günlük hapishane yaşamlarıyla performans sanatını,
gerçekle kurmacayı birbirine geçiren bir kurguyla anlatıyorlar. Oyunun prodüksiyonu
için hapishane mimarisini dramatize ederek yaratıcı bir dekora dönüştüren ve
böylelikle mekan kavramını da araştıran, uğraştığı toplumsal meselesiyle de
"eski kafalı", nostaljik bir film Sezar Ölmeli.
Tepelerin Ardında (Dupa Dealuri)
Romanya, 2012, 150’
Yönetmen: Cristian Mungiu
Oyuncular: Cosmina Stratan, Cristina Flutur, Valeriu
Andriuta, Dana Tapalaga
Dil: Rumence
Gösterim: 12 Ocak Cumartesi 17:00, 17 Ocak Perşembe 15:00
2012’de Cannes Film Festivali’nden ’En İyi Senaryo’ ve ’En
İyi Kadın Oyuncu’ (C. Stratan & C. Flutur) ödülleri ile dönen film Romanya
kırsalında bir Ortodoks manastırında geçiyor. Almanya’dan dönen Alina, çocukluk
arkadaşı Voichita’yı almak üzere manastıra gelir. Voichita dünyada onu seven ve
sevdiği tek insandır. Ne var ki, o artık rahibe olmuştur. 4 Ay, 3 Hafta, 2 Gün
ile beş yıl önce Altın Palmiye’yi kazanan Romen yönetmen Cristian Mungiu,
Romanya’nın Oscar adayı olan son filminde kendi sözleriyle "sevginin iyi
ve kötü kavramlarını nasıl göreceli bir hale dönüştürdüğünü ve dünyadaki en
büyük hataların nasıl inanç adına yapıldığını" anlatıyor.
Ateşin Düştüğü Yer
Türkiye, 2012, 105’
Yönetmen: İsmail Güneş
Oyuncular:Hakan Karahan, Elifcan Ongurlar, Yeşim Ceren
Bozoğlu
Dil: Türkçe
Gösterim: 10 Ocak Perşembe 17:00, 19 Ocak Cumartesi 13:00
Kadına yönelik şiddet ve töre cinayetlerini gerçek bir
hikayeye dayandırarak işleyen film, İsmail Güneş’in üçlemesinin
sonuncusu.Montreal Film Festivali’nden büyük ödül olan ’En İyi Film’ ve
Cannes’dan FIPRESCI ödülü ile dönen film şimdi Türkiye’nin Oscar adayı. Çiftçi
bir ailenin 16 yaşındaki kızları Ayşe, beklenmeyen bir şekilde rahatsızlanır ve
ameliyata alınır. Bu sırada küçük kızlarının hamile olduğunu öğrenen aile
töreye boyun eğmek zorunda kalır. Kızlarını ’yaşatmak’ için büyük mücadele
vermiş olan aile bu defa ’öldürmek’ için mücadeleye girişir. Öldürme işini
üstlenen baba Osman, kızı Ayşe ile bir yolculuğa çıkar. Osman yol boyunca
kızını zehirlemek için çaba gösterirken, kız öldürüleceğini bilmemektedir. Baba
ve kızın bu yolculuğu ikisi için de birbirlerini yeniden tanıma, sevme şansını
doğurur. Sevgi, töre ve pişmanlık duygusu üzerine dokunaklı bir film.
Savaşın Gölgesinde (Lore)
Avustralya, 2012, 108’
Yönetmen: Cate Shortland
Oyuncular: Saskia Rosendahl, Nele Trebs, André Frid, Mika
Seidel, Kai Malina
Dil: Almanca
Gösterim: 17 Ocak Perşembe 13:00, 20 Ocak Pazar 15:00
Avustralya’nın 2013 Oscar adayı olan filmde, Nazilere mensup
annesiyle babası 1945 yılında müttefikler tarafından tutuklanınca ortada kalan
genç Lore, dört kardeşini de alıp, 900 kilometre ötedeki Hamburg’daki
büyükannesine doğru yola koyulur. Savaşın bitişiyle hüküm süren kargaşa, yokluk
ve acının ortasında, Thomas adında gizemli bir Yahudi mülteciyle karşılaşması
Lore’un dünyasını alt üst eder. Lore, tehlikeli yolculuklarında hayatta
kalabilmek için düşman bildiği, hep nefret etmesi gerektiği öğretilen birine
güvenmek zorunda kalacaktır. Savaş sonrası acıları ve değişen dünyaya karşı
büyümenin zorluklarını ele alan bir dram.
Tavsiye isteyen okurlara not: Özellikle Taviani Kardeşler'in
filmi ilginç ve İtalyan sinema dilinde açtıkları çığırın tekrar hatırlatıcısı
olabilir. Dolayısıyla 'Sezar Ölmeli'yi görün', diyebilirim. Eğer Can Dostum'u
hala izleme imkanı bulamadıysanız, iyi bir fırsattır bence. Yukarıdaki Çocuk da
enteresan bir film. Sürprizini finaline saklamayıp, izleyicinin seyir zevkini
düşürmeyen kalbur üstü bir çalışma. Sesiz bir film Pamuk Prenses'i ise ben de
çok merak ediyorum. The Artist'ten sonra yine sessiz bir filme ödül verirler mi
bilmiyorum ama ilginç olduğu tartışılmaz. Ülkemizin adayı Ateşin Düştüğü Yer'i hala izlememiş olan varsa, onlar için de bir fırsat.
Gösterimle ilgili programı şuradan indirebilirsiniz.
İstanbul Modern Sinema girişi 8 TL. Filmler, müze
ziyaretçilerine ve üyelere ücretsiz olarak gösteriliyor.