Sevgili dostum Deniz Mistepe sayesinde keşfettim. İbrahim
Maalouf yaşayan en önemli müzisyenlerden. Aslında yabancı biri değil, ünlü Amin
Maalouf’un yeğeni. Müzisyen bir anne babanın (baba Nesim de trampetçi, annesi
Nada piyanist) oğlu ve küçük yaştan itibaren müzikle içli dışlı bir sanatçı.
Kullandığı enstrüman babasının icadı olan 4 pistonlu trompet. Dedesini ise
şiirseverler bilirler; şair ve müzikolog Rüşdi Maalouf.
Lübnan’daki iç savaştan Fransa’ya kaçan bir ailenin evladı
ve henüz 7 yaşında başlıyor trompet çalmaya. Babasından klasik, modern, barok;
bütün tarzları öğrendikten sonra idrak etmenin akabinde kendi yorumlarını (Arap
stili) ekliyor ve müziğinde hissedilir bir ‘Çöl hüznü’ hakim oluyor. Müzik
kariyeri ise 17 yaşında başlıyor.
Mühim sanatçılarla, büyük konserlerde beraber çalıyor. Değişik
festivallerde onlarca ödül alıyor İbrahim.
17 yaşında ilk bestesini yapan sanatçı, her fırsatta şunu
söylüyor; ‘kendi kültürümden besleniyorum, eserlerimdeki etki de buradan
geliyor.’
İlk albümünü 2007, ikincisini 2009’da çıkarıyor. Üçüncüsü
ise 2011. Kasım 2012’de çıkaracağı albümün ismini de kendisi müjdeliyor; Rüzgar!
Müziğiyle katkıda bulunduğu albüm sayısının ise haddi hesabı
yok.
Bir de müjde; sanatçı önümüzdeki Ekim ayının 9’unda Akbank Caz Festivali çerçevesinde İstanbul’da olacak.