Süreyya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Süreyya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Aralık 2013 Perşembe
24 Nisan 2013 Çarşamba
5 Ocak 2013 Cumartesi
1 Ocak 2013 Salı
26 Aralık 2012 Çarşamba
Aldanış!
Kaç kez geldim aynı köşeye, belki yine seni görebilirim
diye!
Kaç tren karşıladım, kaç otobüs uğurladım ellerini
pencerelerde bulabilirim diye?
Işıkları yanan her pencere ümitti benim için, sokak
lambaları doğal meskenim. Ah be güzelim, kaç uykudan geç kalmışlık hissiyle
fırladığımı bir bilsen!
Uyku sadece sığınaktı benim için. Rüyalar, reviri
gençliğimin, kedi gibi yaralarımı yalayarak iyileştirmek için.
O kadar hafif ki uykularım, bıraksam uçup gidecekler
rüyalarım.
Kaç sabahı karşıladım ufukta hayalin belirecek diye.
Uyanmanı bekleyen iki yarendik ben ve serin sabah yeli. O eser, ben iç
çekerdim…
Kaç yağmuru indirdik bulutlardan bilmezsin. O eser, ben
gürlerdim…
Bir kez çıktın ya karşıma oradan!
Her dönemeçten sen gelecekmişsin gibi çarpıyor yüreğim.
Tuhaf bir oyuna çevirdim bu işi. Her ayak sesi seninmiş gibi heyecanlanıyor,
her gölge senin peşinden gidiyormuş gibi takılıp kalıyorum.
Kalbimin duvarında bir çerçeve asılı. Büzülmüş dudakları bir
işaret parmağı teskin ediyor ve fısıldıyor her seferinde: Sussss, ne olur sus!
Suçlu bir kedi yavrusu gibi birleştiği yerden aşağı iniyor
kaşlarım. Gözlerim mahcup bir buğu ile yine o sahile bakıyor.
Ve bir gemi geçiyor uzaktan, karanlık suları ikiye bölerek.
Dalga değil de keder sallıyor sanki tekneleri.
Kaç kez bu sahilde tutuldu bedenim. Kaç lodos ıslattı beni
bilemezsin.
Kimse bilmez belki ama ben çok iyi biliyorum artık. Bir
kentte hasret varsa yağar yağmur. Yağmur yoksa yeterince kederlenemezsin. Sen
de bil istersen.
Saçları bir kez bile yağmurda ıslanmayana, ‘hasret çekti’ mi
derim ben!
Ve biliyor musun? Yalnızlıktan şikayet etmemeyi öğrendim ama
seni de çok özledim.
Sensizlik her şeye anlam yüklüyor nedense. En saçma şeylerde
bile sana giden bir yol buluyorum bir şekilde. En kötü şarkılar bile sana çıkıyor,
en sıradan cümleler seni anlatıyor, en basit filmler bile seni hatırlatıyor.
Yağmuru zaten sorma…
Benim derdim sensizliğin ağırlığı değil, hayalinin
uçkunluğu…
Ayaklarım yeri unuttu, bıraksa beni düşlerin, külçe gibi zemine
kapaklanacağım. Ve sanırım, yeniden yürümeyi öğrenmem gerek!
Görebiliyor musun oralardan içime gerdiğim mahyayı: Sıkı tut
ellerimi…
Ah Süreyya! Dokunduğun an kendi içine kapanan böceklere
döndürdü beni bu sevda.
23 Aralık 2012 Pazar
17 Aralık 2012 Pazartesi
Buhar
Yağmur her yağdıkça,
Buğu gibi;
Bir çaydanlığın,
Kuğu boynu gibi kıvrımlı ucundan,
hayale göç eder ruhum.
16 Aralık 2012 Pazar
Kâfi...
Bir miktar dua gizledim sensiz günler için.
Zulasında sevda olan hayallerin,
Avuçları dua tarlası…
Biliyor musun?
Aslında gelsen bile fark etmez.
Ziyadeleşmeyecek hiçbir şey...
Ne hasret,
Ne keder…
İyisi mi sen;
Bir ‘amin’ de yeter!
14 Aralık 2012 Cuma
5 Kasım 2012 Pazartesi
Kesişme!
Yine o kadim rüzgar.
Tutup götürdü saçaklarından.
Belki de,
Eylül gitti diye, öfkelendik Ekim'e.
Bakmayın siz denize.
Kabarır her sene bu mevsimde.
Şimdi daha sakiniz.
Çekmekteyiz temize,
Solan sevdaları.
Yine Kasım ile kesişti yollarımız.
Aşk ile;
Bir daha.
Bir...
29 Eylül 2012 Cumartesi
23 Eylül 2012 Pazar
16 Eylül 2012 Pazar
14 Eylül 2012 Cuma
Bakiye
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










.jpg)







