Süreyya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Süreyya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Kasım 2016 Cumartesi

Sayıklama


"Çok yalnızım" dedi adam.

"Değilsin" diyemedi kadın.

Çünkü gitmişti...

Kovuk


Ağlıyordu kadın, 

"Yaptığın çocukluk" dedi sonra. 

Ağladı adam!

yangı-n


"Üşüyorum" dedi kadın. 

"Üzerine kalın bir şeyler al" demedi adam. 

"Canımı yakabilirsin" dedi sadece...

Tebessüm


"Gülümse" dedi adam;

"Yarın daha kötü olacak!"

Gülümsedi kadın...

12 Aralık 2013 Perşembe

Kar Baladı


“Sus” dedi, lekelenmesin hüzün!

“Bak” dedi, gözlerini kapatarak!

“Yak” dedi, sahillere ulaşarak!

“Dinle” dedi, sükutun nabzını!

“Gül” dedi, yandıkça gül!

“Bil” dedi, andıkça bil!

24 Nisan 2013 Çarşamba

Sensin kelebek!





“Kebelek!" diyor çocuk,

öyle güzel diyor ki, uçası geliyor insanın.

              Susturuyor çocuk, gülüyor sonra.

         Anlıyorum ki, bahar geldi artık.

Söylenecek bir şey yok,

                  Sensin kelebek!

Ben şimdi bin pişmanlığını taşıyorum, 

                 küçükken kanadını kanattığım kuşların...

5 Ocak 2013 Cumartesi

Armağan

Pht: Rupert Davis

    

      Bekliyorum

                   yağsın diye.

          Ve düşsün gölgem

                                    beyazlığa.

                       Yalnızlığa 
                                     
                                           hediye. 

1 Ocak 2013 Salı

Gurbet



                        Sensizlik ağır elbet.
                             Öksüz bırakan bir sessizlik işte.
          Katlanılması zor ama anlaşılmaz bir şey değil. 
                    Ama bildim ki;
          Esas gurbet, dualarında olmamak olsa gerek...

26 Aralık 2012 Çarşamba

Aldanış!



Kaç kez geldim aynı köşeye, belki yine seni görebilirim diye!

Kaç tren karşıladım, kaç otobüs uğurladım ellerini pencerelerde bulabilirim diye?

Işıkları yanan her pencere ümitti benim için, sokak lambaları doğal meskenim. Ah be güzelim, kaç uykudan geç kalmışlık hissiyle fırladığımı bir bilsen!

Uyku sadece sığınaktı benim için. Rüyalar, reviri gençliğimin, kedi gibi yaralarımı yalayarak iyileştirmek için.

O kadar hafif ki uykularım, bıraksam uçup gidecekler rüyalarım.

Kaç sabahı karşıladım ufukta hayalin belirecek diye. Uyanmanı bekleyen iki yarendik ben ve serin sabah yeli. O eser, ben iç çekerdim…

Kaç yağmuru indirdik bulutlardan bilmezsin. O eser, ben gürlerdim…
Bir kez çıktın ya karşıma oradan!

Her dönemeçten sen gelecekmişsin gibi çarpıyor yüreğim. Tuhaf bir oyuna çevirdim bu işi. Her ayak sesi seninmiş gibi heyecanlanıyor, her gölge senin peşinden gidiyormuş gibi takılıp kalıyorum.

Kalbimin duvarında bir çerçeve asılı. Büzülmüş dudakları bir işaret parmağı teskin ediyor ve fısıldıyor her seferinde: Sussss, ne olur sus!

Suçlu bir kedi yavrusu gibi birleştiği yerden aşağı iniyor kaşlarım. Gözlerim mahcup bir buğu ile yine o sahile bakıyor.

Ve bir gemi geçiyor uzaktan, karanlık suları ikiye bölerek. Dalga değil de keder sallıyor sanki tekneleri.

Kaç kez bu sahilde tutuldu bedenim. Kaç lodos ıslattı beni bilemezsin.
Kimse bilmez belki ama ben çok iyi biliyorum artık. Bir kentte hasret varsa yağar yağmur. Yağmur yoksa yeterince kederlenemezsin. Sen de bil istersen.

Saçları bir kez bile yağmurda ıslanmayana, ‘hasret çekti’ mi derim ben!
Ve biliyor musun? Yalnızlıktan şikayet etmemeyi öğrendim ama seni de çok özledim.

Sensizlik her şeye anlam yüklüyor nedense. En saçma şeylerde bile sana giden bir yol buluyorum bir şekilde. En kötü şarkılar bile sana çıkıyor, en sıradan cümleler seni anlatıyor, en basit filmler bile seni hatırlatıyor. Yağmuru zaten sorma…

Benim derdim sensizliğin ağırlığı değil, hayalinin uçkunluğu… 

Ayaklarım yeri unuttu, bıraksa beni düşlerin, külçe gibi zemine kapaklanacağım. Ve sanırım, yeniden yürümeyi öğrenmem gerek!

Görebiliyor musun oralardan içime gerdiğim mahyayı: Sıkı tut ellerimi…

Ah Süreyya! Dokunduğun an kendi içine kapanan böceklere döndürdü beni bu sevda. 

23 Aralık 2012 Pazar

Bakış





              Hiçbir şey,

                          umutsuz bir çocuğun,

                  gözbebeklerine ilişen hüzün kadar yaralayamaz.


Tedavi


             Hadi;

              usulca sür duaları yaralarının üzerine.




17 Aralık 2012 Pazartesi

Buhar



Yağmur her yağdıkça,

Buğu gibi;

Bir çaydanlığın,

Kuğu boynu gibi kıvrımlı ucundan,

hayale göç eder ruhum.




16 Aralık 2012 Pazar

İhtimal



Vazgeç papatya yolmaktan,

                                  ihtimal intihardır aşık için


Kâfi...



Bir miktar dua gizledim sensiz günler için.

               Zulasında sevda olan hayallerin,

                        Avuçları dua tarlası…

             Biliyor musun?

                        Aslında gelsen bile fark etmez.

             Ziyadeleşmeyecek hiçbir şey...

    Ne hasret,

    Ne keder…

                            İyisi mi sen;

                                                 Bir ‘amin’ de yeter!

14 Aralık 2012 Cuma

Korku!



Korkuyor insan,

                             dönmekten değil;


            Dönünce özlediklerini aynı bulamamaktan!


5 Kasım 2012 Pazartesi

Kesişme!



Yine o kadim rüzgar.

Tutup götürdü saçaklarından.

Belki de,

Eylül gitti diye, öfkelendik Ekim'e.

Bakmayın siz denize.

Kabarır her sene bu mevsimde.

Şimdi daha sakiniz.

Çekmekteyiz temize,

Solan sevdaları.

Yine Kasım ile kesişti yollarımız.

Aşk ile;

Bir daha.

Bir...

29 Eylül 2012 Cumartesi

23 Eylül 2012 Pazar

16 Eylül 2012 Pazar

Suhulet



Beni kandırmak,

çok kolaydır Süreyya.

Gelirim, dersin mesela…

Beklerim,

yüz asır olsa da…

14 Eylül 2012 Cuma

Bakiye

Pht: Anrea Hakunamatata

Sen gittin diye öksüz kaldı Eylül.

Yoksun diye, uzuyor kış geceleri.

Hayalin de olmasa,

Çekebilir miyim mesafeleri?