Toplam 325 filmin vizyona girdiği bir yılı geride bıraktık.
Türk izleyicisi bu filmler için gişelere yaklaşık 497 milyon TL ödedi. Yıllık
izleyici sayısı geçen yıla nazaran bir miktar yükseliş gösterse de 50 milyon
barajını aşamadı. 2012 yılında 60 film vizyona girmişti. Geçtiğimiz yıl bu
rakam 87’ye ulaştı. Artış oranı hiç de küçümsenecek gibi değil. Benzeri bir
yükselişi gişe rakamlarında görüyoruz. Seyirciler 2012’de Türk filmlerine
toplam (yaklaşık) 185 milyon TL öderken, geçen yıl 260 milyon lira ödediler.
Doğal olarak seyirci sayısı da arttı. 28 milyon seyirci Türk filmlerini tercih
ederken, bir önceki yılın rakamı 21 milyon kişiydi.
Türk sineması her ne kadar devlet destekli olsa da, geçmiş
yıllara nispeten giderek endüstrileşme yönelimi gösteriyor. Son birkaç yılda
sektöre ‘ilk film’ ile girenlerin sayısı umut verici. Ancak bu filmlerin gişe
ve sanat anlamında aynı umudu verdiğini söylemek oldukça zor. Pek çok yönetmen
ilk filmiyle ciddi hayal kırıklığı yaşarken, gösterim şansı bulamayanların
sayısı da az değil.
Bu durum, Türk sineması için en önemli sorunlardan birinin
dağıtım ve vizyon olduğunu da gösteriyor. Pek çok yerli yapıma, dağıtım
firmaları tarafından şans verilmediği gibi, vizyon şansı bulanlar da lokasyon
tercihleriyle ademe mahkum ediliyor. Minik de olsa yeni dağıtım kanalları
çabalarını görmek 2013 için en güzel gelişmelerden biriydi. Yurt içi ve dışı
pek çok festivalde övgü ve ödül alan filmler cılız da olsa bu kanallar ile
seyirciyle buluşma imkanına sahip oldu. Ancak yeterli olmadığı da aşikar.
Bakanlığın maddi yardımı konusunda kimsenin şikayetçi olduğunu sanmıyorum ama
dağıtım meselesinde inisiyatif alması, filmlere bütçe ayrılmasından daha önemli
gibi geliyor bana.
Gişede başarısızlara bakalım. Geçtiğimiz 52 hafta içinde
120’ye yakın film bin kişilik izleyici rakamına ulaşamadı. Bunların bazıları
2012’den sarkan filmler olmasına rağmen aralarında meşhur Kim Ki-Duk’un
Mebius’unun (713 kişi) da olduğu bazı filmlerin toplam seyirci rakamı bini
bulmadı.
Geçtiğimiz yılın sevindirici rakamlarından biri de, ilk
10’daki 9 filmin yerli olması. 20 milyon kişiye yakın seyirci de 9 Türk filmine
gitmiş. Her şey değişse de Türk insanının duygusal profili değişmiyor sanırım.
Gişe yapan filmlere bakıldığında güldüren yahut ağlatan filmlerin revaçta
olduğunu görmek mümkün. Geçtiğimiz yıl en çok izlenen 10 filmin 6 tanesi
komedi, kalanlar ise izleyiciyi ağlatan filmler.
2013’ün lider filmi, yılın son ayında vizyona girerek büyük
sürpriz yapan Düğün Dernek oldu. (+7) etiketiyle afişe çıkan film, içerdiği
abartılı argo ve küfürle aileleri hayal kırıklığına uğratsa da siz bu satırları
okurken muhtemelen 4 milyon seyirci barajını aşarak 40 milyon TL hasılata
ulaşmış olacak. Film Cem Yılmaz’ın
gösterisini de geçmiş oldu.
Rakamların söyledikleri böyle. Biraz da içerikten bahsedecek
olursak. Geçtiğimiz yılın en çarpıcı filmlerinden biri Ang Lee imzalı Pi’nin
Yaşamı’ydı. Kullandığı dil ve görsellikle izleyiciyi şaşırtan film her ne kadar
Oscar’dan çok fazla yüz görmese de, pek çok festivalde hak ettiğini aldı. Alfonso
Cuaron’un sıradışı filmi Gravity-Yerçekimi de 2013’ün en iyilerindendi.
Tarantino’nun Zincirsiz’i, tıfıl yönetmen Benh Zeitlin’in Oscar jürisinin
kafasını karıştıran filmi Düşler Diyarı, bugüne kadar izlediğim en sarsıcı
docu-dramalardan belki birincisi olan Hayat Avcısı da yılın etkileyici
filmlerindendi. Listeye Boşnak yönetmen Aida Begic’in naif ve sarsıcı filmi
Çocuklar’ı da eklemek şart. Son hafta bu listeye, Begic’in hocası Danis
Tanovic’in Bir Hurdacının hayatı da girdi. Bu seneki Oscarı (yabancı) bu film
alırsa kimse şaşırmasın.
Yılmaz Erdoğan’ın Oscar’a yolladığımız filmi Kelebeğin
rüyası pek çok açıdan geçtiğimiz yılın en iyi yerli yapımıydı. Harcanan emek ve
yönetimde şair yönetmenin ustalaştığının ipuçlarını gördük. Bir başka ustalaşmış
yönetmen filmi ise Mahmut Fazıl Coşkun’un Yozgat Blues’uydu. Her ne kadar
karakter sıkıntıları taşısa da, film özellikle anlatım açısından yılın en iyi
yerlisiydi. Bu listeye bahtsız film Zerre ve Baraka’nın yönetmeni Ron Fricke’in son
şaheseri Samsara’yı da ekleyerek 2013 defterini kapatmış olalım.




