Hayat dediğimiz şey, her odasında bir parçamızı bıraktığımız
kocaman bir bina değil midir?
Hayatı, anıların üzerine yığma bina şeklinde inşa ederek
yaşamıyor muyuz?
Japon animasyoncu Kunio Kato'nun yazıp, yönettiği 2008 yapımı Tsumiki no ie, kısacık süresi içinde, hayata ve geçmişe dair önemli şeyler söylüyor.
Japon animasyoncu Kunio Kato'nun yazıp, yönettiği 2008 yapımı Tsumiki no ie, kısacık süresi içinde, hayata ve geçmişe dair önemli şeyler söylüyor.
Denizin üzerinde bir kulübede tek başına yaşayan bir
ihtiyar. Bir sabah deniz yükselir ve çözüm olarak evine bir kat daha çıkar.
Derken piposu denize düşer ve piposunu almaya doğru bir yolculuğa çıkar. Geçmişiyle
yüzleşirken, hayatın dibine doğru da bir yolculuk yapacaktır.
İsterseniz küresel ısınma, kozmik kıyamet öncesi ya da post-apokaliptik
bir hatırlatma olarak bakın, isterseniz mekan-insan ilişkisi üzerine can yakan
bir hatırlatma olarak. ‘Küçük küplerden Oluşan Ev’ anlamına gelen ‘Tsumiki no ie’,
hikayenin ruhunu zedelemeyen çizgileri, duru anlatımı ile bir başyapıt olarak
duruyor.
Kenji Kondo’nun basit ama derin hüzün içeren müziğiyle
beraber bir vurguna dönüşen film, iddiasız görünümüne rağmen güçlü mesajlar
içeriyor.
Pek çok ödülle beraber, 2009 yılında Oscar almış, anılar ve
yalnızlaşma üzerine sarsıcı bir animasyon. 12 dakikaya sığdırılmış devasa bir
anlam.
Buyrun:

