1 Mayıs 2016 Pazar

Şüphesiz ki insan zalimdir!


Sadece bir film yönetmeni değil, aynı zamanda bir kültür gezginidir Fransız sinemacı Jean-Jacques Annaud… Kamerun’da askerliğini yaparken kaleme aldıktan sonra 1976’da çektiği ilk uzun metrajı Siyahlar, Beyazlar ve Renkliler’le Oscar alarak sinema dünyasına etkileyici bir giriş yapmıştı. Ateş Savaşı’nda ise hayatı başa sarıp, en kadim meselelere kendi perspektifiyle bakan Annaud, esas çıkışı 1986’da Umberto Eco’nun klasik eseri Gülün Adı’nı sinemaya muazzam şekilde uyarlayarak yaptı. Neredeyse diyalogu olmayan bir drama; Ayı ile ekosisteme yöneletti vizorönü, Tibet’te Yedi Yıl ile bambaşka bir kültüre yaklaştı sonra. Kâh uzak doğuya çevirdi yönünü, kâh Rusya’ya, kâh Afrika’ya. Ve mutlaka aralara birer ikişer hayvan, tabiat, denge içerikli bambaşka filmleri serpiştirdi. En son Kara Altın ile Arap çöllerinde sömürgecilik, petrol ve varoluş üzerine –yetersiz de olsa- bir şeyler söyledi kendince. Adeta kamerasını bir uçan halı gibi kullanıp, tarihte ileri/geri, coğrafyada sağa/sola, yukarı/aşağı dolaşıp durdu filmografisi boyunca.

Jian Rong’un son dönem klasikleri arasında yer alan Wolf Totem adlı romanının dünya çapında 20 milyondan fazla sattığı söyleniyor. (Kurt Totemi, Çev.: Avi Pardo, Doğan Kitap, 2013) Yazarın hayatının on yıldan fazla bir bölümünü geçirdiği Çin’in İç Moğolistan bölgesinde, Çin Kültür Devrimi sonrasında yaşananları akıcı bir dil ile anlatan kitap; ideolojiler, tabiat ve insan-hayvan-çevre ilişkisine dair sarsıcı tablolar içeriyor.
 
Annaud, her filminde olduğu gibi, bir belgeselci titizliğiyle yaklaşıyor projeye. İmkanınız varsa filmin kamera arkasını mutlaka izleyiniz. 
İşte usta yönetmen Jean-Jacques Annaud’nun son filmi bu kitabın sinemaya uyarlanması. Film ne hikmetse dağıtımcı tarafından Kurdun Uyanışı ismiyle gösteriliyor. Hemen özetine geçelim: Çin Kültür Devrimi’nin tüm hızıyla sürdüğü 60’lı yılların sonlarında baskıcı rejim ‘halkı bilinçlendirmek’ amacıyla genç öğretmenleri bozkır obalarına yollar. Bunlardan biri olan Chen Zhen, tabiatla uyum içinde yaşayan yerlilerin huzur ve mutluluğunun nasıl bozulduğuna şahit olur. Hayat bir denge üzerinde yürürken ideolojinin sert müdahalesi her şeyi alt üst etmeye başlar.

Jean-Jacques Annaud daha önceki filmlerinde bir belgeselci titizliğiyle doğal hayata yaklaşmayı defalarca başarmış ve bir docu-drama tadıyla filmler ortaya çıkarmıştı. Kurdun Uyanışı, bu yönüyle belli bir içerik ve estetiği yakalıyor. Ancak çok şey anlatmak isteyen senaryo, içerdiği boşluklar ile bazı hisleri aktarmaktan epeyce uzaklaşıyor ne yazık ki. Yine Annaud filmlerinde çok merak ettiğimiz kamera arkasını Kurdun Uyanışı’nda da hissediyoruz, zira Fransız yönetmen sanki insan oynatır gibi rol yaptırmayı başarıyor kurtlara. Film, pek çok yönüyle ‘epik’ ögeler içeriyor ve özellikle görsel yönüyle hayli etkileyici. Bu görkemli görselliği destekleyen müzik de alınan seyirlik lezzeti yukarı çekiyor.


Filmin ciddi bir belgesel boyutu var. “Şu ceylanlar ne zavallı yaratıklar! Kurtlar çok zalim. Hayatın değerinden habersiz masum yaratıkları öldürüyorlar.” diyor kahramanlardan biri ama hemen itiraz geliyor; “Hayır! Asıl zalim olan ceylanlardır. Bütün otları yiyip tüketiyorlar. Buralarda ot hayattır! Hem de büyük hayattır. Diğer küçük hayatların devam etmesi de büyük hayata bağlıdır.” Kâinattaki denge unsuruna canlı/cansız, büyük/küçük her şeyin aynı derecede katkıda bulunduğunu yeterince etkili olmayan bir aşk ve bilgelik öyküsüyle anlatmayı deniyor film.

“Hayat; anı seçmekle ilgilidir ve kurtlar ve Moğollar bunu çok iyi bilir.” cümlesiyle ekolojik sistemdeki dengeye uyumlu olan insanın mutsuzluğu, bu dengeyi bozmasıyla başladığını anlatır Jian Rong. Kurdun Uyanışı, belki bir başyapıt değil ama Jean-Jacques Annaud kalitesini her karesinde hissettiren önemli bir film.

Kurdun Uyanışı
Orijinal adı: Le Dernier Loup (Wolf Totem)
Yönetmen: Jean Jacques Annaud

Oyuncular: Shaofeng Feng, Shawn Dou, Ankhnyam Ragchaa, Yin Zhusheng