Sadece bir film yönetmeni değil, aynı zamanda bir kültür
gezginidir Fransız sinemacı Jean-Jacques Annaud… Kamerun’da askerliğini
yaparken kaleme aldıktan sonra 1976’da çektiği ilk uzun metrajı Siyahlar,
Beyazlar ve Renkliler’le Oscar alarak sinema dünyasına etkileyici bir giriş
yapmıştı. Ateş Savaşı’nda ise hayatı başa sarıp, en kadim meselelere kendi
perspektifiyle bakan Annaud, esas çıkışı 1986’da Umberto Eco’nun klasik eseri
Gülün Adı’nı sinemaya muazzam şekilde uyarlayarak yaptı. Neredeyse diyalogu olmayan
bir drama; Ayı ile ekosisteme yöneletti vizorönü, Tibet’te Yedi Yıl ile
bambaşka bir kültüre yaklaştı sonra. Kâh uzak doğuya çevirdi yönünü, kâh
Rusya’ya, kâh Afrika’ya. Ve mutlaka aralara birer ikişer hayvan, tabiat, denge
içerikli bambaşka filmleri serpiştirdi. En son Kara Altın ile Arap çöllerinde
sömürgecilik, petrol ve varoluş üzerine –yetersiz de olsa- bir şeyler söyledi
kendince. Adeta kamerasını bir uçan halı gibi kullanıp, tarihte ileri/geri,
coğrafyada sağa/sola, yukarı/aşağı dolaşıp durdu filmografisi boyunca.
Jian Rong’un son dönem klasikleri arasında yer alan Wolf
Totem adlı romanının dünya çapında 20 milyondan fazla sattığı söyleniyor. (Kurt
Totemi, Çev.: Avi Pardo, Doğan Kitap, 2013) Yazarın hayatının on yıldan fazla
bir bölümünü geçirdiği Çin’in İç Moğolistan bölgesinde, Çin Kültür Devrimi
sonrasında yaşananları akıcı bir dil ile anlatan kitap; ideolojiler, tabiat ve
insan-hayvan-çevre ilişkisine dair sarsıcı tablolar içeriyor.
![]() |
| Annaud, her filminde olduğu gibi, bir belgeselci titizliğiyle yaklaşıyor projeye. İmkanınız varsa filmin kamera arkasını mutlaka izleyiniz. |
İşte usta yönetmen Jean-Jacques Annaud’nun son filmi bu kitabın
sinemaya uyarlanması. Film ne hikmetse dağıtımcı tarafından Kurdun Uyanışı
ismiyle gösteriliyor. Hemen özetine geçelim: Çin Kültür Devrimi’nin tüm hızıyla
sürdüğü 60’lı yılların sonlarında baskıcı rejim ‘halkı bilinçlendirmek’
amacıyla genç öğretmenleri bozkır obalarına yollar. Bunlardan biri olan Chen
Zhen, tabiatla uyum içinde yaşayan yerlilerin huzur ve mutluluğunun nasıl
bozulduğuna şahit olur. Hayat bir denge üzerinde yürürken ideolojinin sert
müdahalesi her şeyi alt üst etmeye başlar.
Jean-Jacques Annaud daha önceki filmlerinde bir belgeselci
titizliğiyle doğal hayata yaklaşmayı defalarca başarmış ve bir docu-drama
tadıyla filmler ortaya çıkarmıştı. Kurdun Uyanışı, bu yönüyle belli bir içerik
ve estetiği yakalıyor. Ancak çok şey anlatmak isteyen senaryo, içerdiği
boşluklar ile bazı hisleri aktarmaktan epeyce uzaklaşıyor ne yazık ki. Yine
Annaud filmlerinde çok merak ettiğimiz kamera arkasını Kurdun Uyanışı’nda da
hissediyoruz, zira Fransız yönetmen sanki insan oynatır gibi rol yaptırmayı
başarıyor kurtlara. Film, pek çok yönüyle ‘epik’ ögeler içeriyor ve özellikle
görsel yönüyle hayli etkileyici. Bu görkemli görselliği destekleyen müzik de
alınan seyirlik lezzeti yukarı çekiyor.
Filmin ciddi bir belgesel boyutu var. “Şu ceylanlar ne
zavallı yaratıklar! Kurtlar çok zalim. Hayatın değerinden habersiz masum
yaratıkları öldürüyorlar.” diyor kahramanlardan biri ama hemen itiraz geliyor;
“Hayır! Asıl zalim olan ceylanlardır. Bütün otları yiyip tüketiyorlar.
Buralarda ot hayattır! Hem de büyük hayattır. Diğer küçük hayatların devam
etmesi de büyük hayata bağlıdır.” Kâinattaki denge unsuruna canlı/cansız,
büyük/küçük her şeyin aynı derecede katkıda bulunduğunu yeterince etkili
olmayan bir aşk ve bilgelik öyküsüyle anlatmayı deniyor film.
“Hayat; anı seçmekle ilgilidir ve kurtlar ve Moğollar bunu
çok iyi bilir.” cümlesiyle ekolojik sistemdeki dengeye uyumlu olan insanın
mutsuzluğu, bu dengeyi bozmasıyla başladığını anlatır Jian Rong. Kurdun
Uyanışı, belki bir başyapıt değil ama Jean-Jacques Annaud kalitesini her
karesinde hissettiren önemli bir film.
Kurdun Uyanışı
Orijinal adı: Le Dernier Loup (Wolf Totem)
Yönetmen: Jean Jacques Annaud
Oyuncular: Shaofeng Feng, Shawn Dou, Ankhnyam Ragchaa, Yin
Zhusheng


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder