14 Nisan 2009 Salı

Uçurtma


En sevdiği renk mor olan kadın

En sevdiği kelime “asi”

En sevdiği oyun incitmek beni

Hıncı, çocukluktan kalma bir yara izi gibi


İpleri dolaşmış uçurtmalar misali

Ne beraber uçabildik, boşverip şu dünyayı

Ne gidebildik kendi yolumuza

Rüzgarda savruk, başına buyruk

Senle ben


Zamanı, yaralarla ölçen kadın

Geçmişiyle kavgalı

Gündüz isyankar

Geceleri Tanrı’ya sığınan kız çocuğu

Kırdığı kalpleri dizmiş ipe

Gene en büyük zararı kendine


En sevdiği ses, çocuk sesi

Güneşli, billur, neşeli

Oysa, yıllar var ki kendi

Anne olmayı istememiş

Çekip gidebilmek için bir gün

Geride ekmek kırıntıları bırakarak

Kuşlar yesin diye ayak izlerini

Kalmasın ne bir sızı ne kalp yarası


Sevişirken taşkın bir nehir

Öpüşürken kor bir alev

Uykusunda melek gibi masum

Bakmaya kıyamadığım

Kaç gece göğsünde uyuduğum

Ama beraber uyanamadığım kadın


İpleri dolaşmış uçurtmalar misali

Ne beraber uçabildik, boşverip şu dünyayı

Ne gidebildik kendi yolumuza

Rüzgarda savruk, başına buyruk

Senle ben


Her hasretten sonra

Başka başka sevdaların kollarında

Yemin etmişken bir daha konuşmamaya

Gene bulup birbirimizi

Sabahı olmayan gecelerde

Aldatma pahasına sevdiklerimizi

Ağlayarak seviştiğim kadın

Senle ben ipleri dolaşmış uçurtmalar misali


İpleri dolaşmış uçurtmalar misali

Ne beraber uçabildik, boş verip şu dünyayı

Ne gidebildik kendi yolumuza

Rüzgarda savruk, başına buyruk


Senle ben


Elif Şafak

2 yorum:

  1. İpleri dolaşmış uçurtmalar misali

    Ne beraber uçabildik, boşverip şu dünyayı

    Ne gidebildik kendi yolumuza

    Rüzgarda savruk, başına buyruk

    Senle ben

    YanıtlaSil
  2. Teoman'dan defalarca dinlediğim parçanın ne kadar anlamlı sözcüklere sahip oldugunu şiirin bütününü okumaya fırsat buldugum sayfanızda farkettim.
    Paylasımınız için teşekkür ederim, Elif Şafak farkını ictenlikle ortaya koymus.

    YanıtlaSil