17 Ekim 2011 Pazartesi

Su susturur!


Biliyorum, ‘sus payı’ydı gülüşün!

Yağsa yağmur, diyorum, daha çok yağsa; şehir arınsa.

Ağlasa insan, diyorum, daha çok ağlasa; ruhlar arınsa.

Üşüdüğümde atıyorum bir kaç tebessümünü hayalime, ortalık kalorifer dairesi.

Ne zaman yağmur yağsa, hayalinle başım derde giriyor.

Bir titreme sarıyor benliğimi,

Bulutlar terliyor sonra…

Ve saçaklarından sulu sepken hıçkırıklar dökülüyor damların.

Sen yağıyorsun, şehir yalnızlaşıyor yine.

Üşüyorum gözlerini ört.

Üşüyen el kadardır kalbim.


Avuçlarına sığınıyorum.


Ne çok şey söyleyecektim, 
           
                      yağmur susturdu beni!

1 yorum:

  1. Ne de güzel,ne hoş yazmışsınız''Üşüdüğümde atıyorum bir kaç tebessümünü hayalime,ortalık kalorifer dairesi.Ne zaman yağmur yağsa,hayalinle başım derde giriyor'' Yağmur bana da çok şeyi,çok tatlı şeyleri hatırlatır,tatlı bir müziği,o müzikte elinde şemsiyeyle danseden aşık bir adamı,o sahneyi bizzat yaşama arzumun tatlı hayalini ve daha başka anıları...

    YanıtlaSil