Yerçekimi filminin en enteresan sahnelerinden biri, uzay
boşluğunda bir aracın içinde çaresiz akalan astronotun, umutsuzca telsize
sarılıp yardım araması. İzleyenler sahneyi hemen hatırlayacaktır. Ryan Stone
(B. Bullock) can havliyle kapağı attığı Rus mekiğinde telsizi eline alıp
bağırır ‘may day may day’ kısa süre sonra parazitli bir cevap gelir, ancak
Stone, muhatabının ne demek istediğini anlamaz, zira başka bir dilde
konuşmaktadır. Üstelik adını ‘May day’ sanmıştır. Ölümün, birkaç nefes ötede
olduğu anda oluşan bu kara mizah tablosu astronotu trajik bir kahkahaya
savurur. Zira, telsizden köpek ve bebek sesi gelmekte, karşıdaki adam bir
şeyler anlatmaktadır.
Filmi izledikten sonra Çinli’nin (Konuşmanın Çince olduğunu
düşünmüştüm) ne anlattığını merak edip araştırınca ilginç bir ayrıntı ile
karşılaştım. Yerçekimi’ndeki bu ayrıntı epey ışık tutucu oldu. Zira bu sahne
başka bir –kısa- filmle çakışıyormuş. Yönetmen Alfonso Cuaron’un oğlu Jonas’ın
(ki senaryoyu beraber yazmışlar) çektiği ama birkaç festival hariç pek bir
yerde göstermediği Aningaaq isimli kısa filmin kahramanı, bir ara telsizle
aydan olduğunu düşündüğü biriyle bağlantı kuruyor.
Aningaaq, Greeenland mitolojisinde aya verilen isim.
Dolayısıyla Yerçekimi’de kahramanımızın telsizde denk geldiği adam Çince değil
Grönland diliyle konuşuyor. Ve bir masal anlatıyor.
Şimdilik sadece birkaç festivalde gösterilen Aningaaq, 2014
yılında internet üzerinden izlenilebilir diye tahmin ediliyor. Meraklıları için
belirteyim, bu kısa filmin, Yerçekimi’nin DVD extralarına konulması
düşünülmüyormuş.
Öte yandan, filmin analizinde değinmek istemedim, zira
adamların akıllarına hiç gelmemiştir diye düşünmüştüm ama, oğul Jonas’ı biraz
araştırınca ‘neden olmasın?’ sorusu aklıma takıldı. Jonas, Yunus isminin
batıdaki karşılığı ve biliyorsunuz HZ. Yunus’un (AS) Kur’an’da da anlatılan bir
öyküsü var. Yerçekimi, aslında esbabın bilkülliye sükut ettiği balığın karnında
sıkışıp kalması hikayesine de benziyor. Baba oğul Cuaron’lar bu hikayeden ne
kadar haberdarlar emin değilim ama meselenin bu boyutunu da eklemiş olayım.
Son bir kaç ayrıntı: 10 yaşında babasının filmine oyuncu
olarak ısındırılan, 14 yaşında (Küçük Prenses ile)sete dahil edilen Jonas
Cuaron, sanat yönetimi, yapım ve görüntü konusunda gelecek vadeden bir
sinemacı. Sıra dışı filmi Año Uña, yetişkin bir Amerikalı turist ile küçük bir
Meksikalı çocuğun aşkını, pek alışık olmadığımız teknikle perdeye yansıtmıştı.
Sadece 8 bin dolar bütçeli film, pek çok otoriteden övgü almıştı. Jonas
şimdilerde senaryosunu babasıyla yazdığı Çocuk ve Ayakkabısı filminin montajıyla
meşgul.
Ünlü yönetmen James Cameron’un, filmle ilgili ‘Bugüne kadar
çekilmiş en iyi uzay filmi’ dediği Yerçekimi’nin tamamı stüdyo ortamında
çekilmiş ve bol bol su altı çekimleri yapılmış. Ünlü Rolling Stone’daki başlık
ise çarpıcı: Uzayın Efendisi.
Bu arada uzay bilimcilerinin filmde buldukları yanlıştan bir
kitap çıkar herhalde. Clooney’in kostümünün demode oluşundan, uzayda dönmenin
bu kadar estetik olmadığına, römorkajın mümkün olmadığından uzayda iki cismin
böyle çarpışamayacağına kadar yüzlerce hata yazılıp çiziliyor. Elbette bütün
bunların tek cevabı var; ama bu bir film sadece!
100 milyon dolar bütçeli Gravity/Yerçekimi gişelerde
yapımcıları güldürdü. Filmin sadece Amerika’da geçen hafta sonuna kadar yaptığı
hasılat 150 milyon doları geçti.





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder