18 Kasım 2014 Salı

Matthew S. : Bir New York polisiyesi!




76 yaşında ve hala yazmaya devam eden usta yazarlardandır Lawrence Block. En son geçtiğimiz yıl seri kahramanı centilmen hırsız Bernie Rhodenbarr’ın yeni macerasını piyasaya sürmüştü. Ancak Block’u asıl meşhur eden kahramanı, sert ama pek fazla karizmatik olmayan emekli polis Matthew (Matt) Scudder’dir. Bu kahraman, (Kim kimden etkilenmiş bilemiyoruz, vebali onların boynuna!) bir başka roman kahramanı; Roderic Tporp’un  John McClane’nine benzer. Hani şu meşhur Die Hard – Zor Ölüm serisinde Bruce Willis’in canlandırdığı kirli ve iflah olmaz polis memuru… İki kahraman arasındaki en önemli fark ironidir. Scudder, McClane’e nazaran çok daha ciddi bir tutunamayandır. Ancak her iki kahramanın da ahlaki değeri yüksektir.

Lawrence Block, bu kahramanı ilk kez 1976 yılında yazdığı The Sins of the Fathers -Babaların Günahları kitabında tanıttı. Büyük ilgi görünce devamı geldi. Bu kahramanın maceraları liseyi bile bitirememiş yazara 1994 yılında Mystery Writers of America tarafından Grand Master ‘Büyük Usta’ nişanı getirdi. 50’den fazla roman, 100’den fazla kısa hikaye kaleme alan Block’un kahramanı Matt Scudder, bireysel arınma süreci yaşarken hikayelerin fonunda büyük bir yoksulluk ve yoksunluk döneminden çıkan toplumun dönüşüm öyküsü de vardır. Bu yönüyle Block’un polisiyeleri ciddi anlamda “film noir” esintileri taşır. Toplumsal çürümenin ve dejenerasyonun suç dünyasındaki çarpıcı maceralarında gezinen Scudder, aslında bir arınmanın peşindedir. Alkolik bir polisken ölümüne sebep olduğu küçük kızdan dolayı ölüm onun için bir tür adaletin yerini bulma eşiğidir. Bu sebeple ölümden korkmaz. (Aklımıza hemen bir başka arızalı polis Martin Rigs, yani Cehennem Silahı’ndaki Mel Gibson’un canlandırdığı karakter gelmiştir sanırım.)




Sinema her zaman yaptığını yapmış ve başarılı olan romanı filme uyarlamayı geciktirmemişti. Lawrence Block’un sinemaya uyarlanan ( ve aynı zamanda Scudder’in kahraman olduğu)ilk romanı, 1986 yapımı Eight Million Ways to Die- Ölmenin Sekiz Milyon Yolu oldu. Nedense seri kitabın beşincisi tercih edilmişti ilk uyarlama için. Hala ara sıra televizyonlarımızda Ölümlerden Ölüm Beğen ismiyle gösterilen filmde Scudder’i Jeff Bridges canlandırıyordu. Film kitap kadar sükse yapmasa da sinema dünyasına bir ismi kazandırdı: Andy Garcia.

Scott Frank ise Amerikan sinemasının en çok aranan senaristlerinden. Sektörde 20 yıl çalıştıktan sonra yönetmenliği ilk kez 2007 yapımı The Lookout – Gözcü ile deneyen Frank, epey başarılı olmuştu ama devamı gelmemişti. Ünlü yazar şimdi senaryosunu da yine kendisinin yazdığı bir Lawrence Block uyarlamasıyla karşımızda: A Walk Among the Tombstones – Kanunun Ötesinde. Aslında orijinal çevirisi “Mezartaşları Arasında Gezinti” olan filmi nedense dağıtım şirketi bu isimle vizyona koymayı tercih etmiş. Film, Block’un yazdığı Matt Scudder romanları onuncusu. Dolayısıyla kahramanın hayatına dikey bir giriş yapmadan önce açılış sekansıyla meselenin cemaziyülevvelini veriyor. Ancak bunu yaparken de önemli bir ayrıntıyı izleyiciden gizliyor.



Alkolik polisimiz kazara bir masumun ölümüne sebep olunca meslekten kendi kendini kovuyor ve isimsiz alkolikler toplantısına katılırken bir yandan da yasadışı olarak özel dedektiflik yapıyor. Bir ayağı ise kilisede... Kazancının ‘Kumus’unu kiliseye bağışlıyor! Derken psikopat bir ekibin uyuşturucu baronlarının ailelerini kaçırıp fidye istedikten sonra rehineyi öldürmeleri işine istemediği halde bulaşıyor. Ve olaylar gelişiyor…


Esasen, konsept ve karakter Non-Stop, Taken serisi, Unknown gibi filmlerle türe hiç de yabancı olmayan Liam Neeson için biçilmiş kaftan. Bu nedenle rolünün üstesinden ziyadesiyle geliyor İrlandalı oyuncu. Bu nedenle Kanunun Ötesinde, suç filminden hoşlananları ziyadesiyle memnun edecek bir film. Yapımcı da yabancı değil aslında: Danny DeVito.


Sözün özü yaklaşık 30 yıl sonra tekrar denenen bu karakter tutarsa, Liam Neeson’un kariyeri hazine bulmuş olacak, zira aynı karakterin yer aldığı 15’ten fazla macera daha var yazılmış. Anlayacağınız DeVito-Frank-Neeson üçlüsü bu işten daha çok ekmek yiyebilir!



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder