2010 yapımı filmde, Anton, Danimarka'nın refah düzeyi yüksek şehirlerinden
birinde oturan ve Afrikalı göçmenlere ev sahipliği yaptığı işine trenle gidip
gelen bir doktordur. Bu birbirinden son derece farklı iki dünya arasında
sıkışan Anton ve ailesi, kendilerini intikamla bağışlama arasında seçimi zor
bir ikilemde, anlaşmazlıklarla dolu zıt kavramlarla karşı karşıyayken bulurlar.
İki çocuk sahibi Anton ve Marianne çifti boşanma arifesinde
ayrı yaşıyorlardır. En büyük oğulları olan Elias, okuduğu okulda serseriler
tarafından rahatsız ediliyordur. Babasıyla birlikte Londra'dan buraya taşınan
yeni çocuk Christian Elias'ı bu durumdan koruyacaktır. Annesi kanserden ölen
Christian ise halen bu acının üzüntüsünü yaşamaktadır...
En İyi Yabancı Film Dalı'nda Oscar Ödülü'ne sahip filmin
yönetmen koltuğunda bol ödüllü kadın yönetmen Susanne Bier bulunuyor. Şu anki
dünyanın görünen çelişkileri ve görmezden gelinen şiddetiyle ne mene bir
cendere olduğunu batılı bir gözle anlatan Bier, epey karamsar bir final çizse
de Daha İyi Bir Dünyada özellikle şükür ve beterin beteri üzerine kafa yormamız
gerektiğini salık veren bir tür ‘yengeç’ film.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder