15 Ocak 2013 Salı

Gidişat hiçliğedir!



Yavuz Tuğrul’un Gönül Yarası filminde beni yüreğimden vuran bir cümle vardı: ‘Hepimiz hayallerimizin kurbanıyız!’ Hepi topu 6 dakikalık, diyalogsuz bir kısa film olan El Empleo - İstihdam ise bize hepimizin sahip olduklarımızın kölesi olduğunu haykırıyor. Hem de öyle böyle değil; sakince, usul usul akarak.

2008 yapımı animasyon filmi adeta modern bir menkıbe gibi anlatıyor derdini. Film, en mütevazısından en devasasına kadar tüm yaşamların büyük bir sistemin çarkından ibaret olduğunu çarpıcı bir şekilde ele alıyor ve can yakan bir finalle bitiriyor.

Aslında en kestirmesinden özetleyecek olursak, hiçliğe gidişin hikayesi El Empleo. Modernizmin insanı nasıl hiçleştirdiğini, hislerini felç ederek sıradan birer aparata dönüştürdüğünü anlatıyor. Bu anlamda sıkı bir ‘Dönüşüm’ filmi aynı zamanda. (Kafka’ya selam olsun)


Hikaye çok basit aslında; bir adam uykudan uyanıp işe gidiyor ama önce anlam veremediğimiz görüntüler eşliğinde izliyoruz olup biteni. 6 dakikanın sonunda ise, ‘Vay be’ dedirtmeyi başarıyor yönetmen Santiago Grasso. Hepi topu iki kısa filmi var yönetmenin. Zaten marifet film ve tekniğinden ziyade metinde. Bunun da altında Patricio Plaza’nın imzası var. Fikir de ondan çıkmış, metin de…

Tuhaf olan şey ise şu; kahramanımız uyandığı andan itibaren sağı/solu, dört yanı insanlarla dolu olduğu halde fena halde bir mutlak yalnızlık yaşıyor. Ve bu yalnızlığın getirdiği dumur olma durumu. Sayıların hiçbir anlam ifade etmediği, zamanın ise sadece ‘zamanlama’ bağlamında bir değer ifade ettiği dünyadan bahsediyor kısa film. Gidişat hakkında derin kaygıları çizgiye dökerek, kocaman bir balyoz ile tepemize iniyor; gidişat hiçliğedir!


Not: Filmin yüksek çözünürlüklü izleme seçeneği var. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder