Mandela, tarihte nadir görülebilecek özgürlük kahramanlarından biri. Şahsen filmin en büyük avantajının kahramanının gerçek karakterinde gizli olduğunu düşünüyorum.
İyi bir sinemacı olabilir insan. Ne bileyim çok iyi senarist, şahane bir oyuncu, son derece yetenekli bir yönetmen vesaire… Bunların hepsinin bir insanda bulunması nadir bir durumdur; ancak bu da mümkün olabilir. Ne ki esas işin sırrı ne zaman hangi filmi çekeceğinizi bilmektir. İşte sinemanın yaşayan en büyük isimlerinden Clint Eastwood’un böylesi bir özelliği var. Usta sinemacı yaklaşık 8 yıldır hayranlık verici derecede doğru zamanda doğru filmleri müthiş bir ustalıkla gerçekleştiriyor. Gizemli Nehir ile başlayan bu sihirli dönüşümü anlayabilmek kolay değil. Milyon Dolarlık Bebek, Atalarımızın Bayrakları, Sahtekar, Gran Torino… Her biri başlı başına birer şaheser.
Bu ihtiyar sinemacı son filmi olan İnvictus - Yenilmez’de Milyon Dolarlık Bebek ile Gran Torino temalarını mezcediyor sanki! Ve sanki Eastwood amcanın gizli danışmanları var; konjonktür ile tema tartışması yapıyor, projeye öyle karar veriyor!
Morgan Freeman’ın Nelson Mandela’yı canlandırdığı Yenilmez, Mandela’nın ülkede yaşanan ırk ayrımcılığına son vermek amacıyla sporun birleştirici yanını kullanmasını konu alıyor. Biraz daha detaylandırırsak: 1995 Dünya Şampiyonası’nda tamamı beyazlardan oluşan rugby takımının hikâyesini Mandela’nın öyküsü üzerinden anlatan Eastwood’un bu son filminde, uzun ve çileli bir süreçten sonra hapisten çıkıp başkan seçilen Mandela, milletinin ırk ve ekonomik nedenlerden dolayı ayrımcılığa uğradığını bilmektedir. Sporun uluslararası dili sayesinde insanları birleştireceğine inandığı için, Dünya Kupası’nda beyazlardan oluşan ve inanılması güç bir çıkış yapan Güney Afrika futbol takımını destekler.
Latince ‘Fethedilememiş/Yenilmeyen’ anlamına gelen Invictus, aslında Mandela’nın hapisteyken güç aldığı bir şiirin başlığı. William Ernest Henley’in ezilen çoğunluğa büyük bir direniş gücü veren başkaldırıcı şiiri film boyunca genişleyerek daha derin ve ulvi anlamlara doğru açılıyor âdeta!
Bazı yönleriyle Milyon Dolarlık Bebek, kimi yönleriyle de Gran Torino’dan izler taşıyor Invictus. Anlaşılan kurt sinemacı tekrar Oscar’a göz dikmiş durumda!
Şüphesiz Clint Eastwood kahramanlık ve zafer öyküleri anlatmaya bayılıyor. Lakin, Yenilmez, klişe ‘spor ve başarı’ filmlerinin çok dışında bir tarza sahip. Bir yönüyle bakıldığında hem çok iyi bir spor filmi, diğer yönüyle harikulade bir politik film. Ama işin esas ‘giz’i bu iki temayı son derece haysiyetli bir tarzda bütünleştirebilmekte! Sporun sadece skordan ve sahadan ibaret olmadığını, politikanın -nadiren de olsa- insanların mutluluğu için iyi bir araç olabileceğini gösteren Yenilmez, usta yönetmenin kamerayı ders verircesine kullanmasının yanında özellikle Morgan Freeman’ın canlandırdığı Nelson Mandela tiplemesiyle oyunculuklarıyla da göz dolduruyor. Oscar heykelciğini hak edecek kadar hatta! Matt Damon bile kariyerinin en iyi oyununu çıkarmasa da, ödüllük gösteri yapıyor.
Şahsen filmin en büyük avantajının kahramanının gerçek karakterinde gizli olduğunu düşünüyorum. Nelson Mandela tarihte nadir görülebilecek özgürlük kahramanlarından biri. Yıllar boyu işkence, zulüm, hapis hayatına rağmen her şeyi geçmişinde bırakabilecek kadar feragat insanı. O kadar ki kendi kızının dahi öfkesini çekmişti. İşte Mandela’nın bu yönü Hollywood tarzı bir film için ele geçirilmez fırsata dönüşmüş. Yani karakterin tarihsel gerçekliğini bilmesek film inandırıcı olmaktan hayli uzaklaşacakmış.
Şu cümle size bir yerlerden tanıdık geliyor mu: ‘Geçmiş geçmişte kaldı. Şimdi geleceğe bakıyoruz.’ Filmde Mandela’nın hitabetinden bir bölüm bu. Eastwood 80 yaşında şahane bir ‘anlatıcı’ olarak bize beyazperdeden ibret ve hikmet manzaraları sunmaya devam ediyor…
Invictus (Yenilmez)
Yönetmen: Clint Eastwood
Oyuncular: Morgan Freeman, Matt Damon, Tony Kgoroge, Patrick Mofokeng, Scott Eastwood, Matt Stern, Langley Kirkwood,
Tür: Dram, Biyografi
Süre: 133 dakika
2009, ABD






















